DEĞER KAYBI TAZMİNİ

Son yıllarda sıkça karşılaştığımız problemlerden biri de araçta meydana gelen değer kaybı meselesidir. Trafik kazası yaşayan araçlarda hasarların onarımı gerçekleşse dahi, ‘kazalı’ veya ‘hasarlı’ şekilde etiketlenen araçların piyasa değeri düşmektedir. İkinci el araç satışlarında alıcıların ilk dikkat ettiği husus aracın kaza geçirmiş olup olmadığıdır. Kazalı araçlar ise, diğer araçlara oranla daha düşük bedellere satılmaktadır. Bundan doğan aracınızda yaşanan değer kaybını kusurlu taraftan isteme imkanı mevzuatta mevcuttur. Şöyle ki;
Borçlar Kanunu madde 122 ‘Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hakim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.’ Hükmü gereğince aracınızın değer kaybı tazminatı yine bu kusur oranınca karşı taraftan yahut sigorta şirketlerinden talep edilebilmektedir.
Sigorta şirketleri genellikle değer kaybı miktarlarını teminat altına almamaktadır. Eğer poliçenizde buna ilişkin ek teminat verilmişse, sigorta şirketi bu zararı da karşılamak zorundadır. Ancak teminat verilmemişse, değer kaybınızı telafi edebilmek için kazaya karışan karşı taraf araç sürücüsü, ruhsat sahibi ve sigortacısına karşı taleplerinizi ileri sürmek gerekecektir.
Talepleriniz için elinizde olması gereken belge ve bilgiler;
• … / … / … tarihli kaza tespit tutanağı
• … / … / …tarihli ekspertiz raporu
• … / … / … tarihli servis raporu ve servis faturası
• Sigorta poliçesi
• Aracındaki hasara ait fotoğraflar
• Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi
• Araç kiralanmış veya ticari kaybı varsa fatura ve belgeler
Değer kaybı miktarının belirlenmesinde birçok faktör rol oynamaktadır. Aracın kaza öncesindeki durumu, yaptığı kilometresi, modeli ile yılı ve buna bağlı olarak piyasadaki tercih durumu, parça değişiminin nasıl ve yetkili servisçe yapılıp yapılmadığı, geçmiş hasar durumu ve detayları, boya onarımı gibi birçok etkene bağlı olarak ekspertizler tarafından belirlenebilir olmaktadır. Ekspertizler tarafından belirlenen kayıp bedeli kesin olmamakla birlikte itiraz edilebilir niteliktedir. İtiraz merci Sigorta Tahkim Komisyonu’dur.
Pek sıklıkla karşılaşmasak da, dava açmadan önce elinizdeki belgelerle sigorta şirketine veya karşı tarafa başvurarak da tazmin edebilirsiniz. Başvurunuza rağmen ödeme yapılmadığı takdirde, araç değer kaybı tazminatı davası açılması yahut Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma zarureti doğacaktır.
Kaza sonrası aracınızda onarım yapılmadan, mahkemeden değer kaybının tespiti istenebilir. İşbu tespit davası olup, tazminat miktarını tespit etmekten başka bir edim içermez. Bazı durumlarda tespitin yapılması, hukuki yarar bulunmadığından gereksiz görülür ve direkt eda davası olarak tazminat davası açılır. İşbu tazminat davası içerisinde tespit istemini barındırmaktadır.
Araç değer kaybı tazminat davası, belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmekte olup, kazanın oluş şekli, aracın kazadan önceki durumu ve sonraki piyasada fiyat düşüşü göz önüne alınarak bilirkişi tarafından değer kaybı tespit edilmektedir. Değer kaybı kusur oranlarına göre taraflara yüklenmekte olup, karşı taraf kazada % 100 kusurlu ise bilirkişi raporunca tespit edilen değer kaybı karşı taraftan alınmasına şeklinde karar verilmektedir. Belirsiz alacak olarak açmış olduğunuz davanızı rapora bağlı olarak ıslah ederek alacağınızı tahsil edebilirsiniz.
Değer kaybı haricinde, kaza sonrası aracın kullanılamamasından doğan bir zarar da söz konusudur. Bu zarar, geçici kazanç kaybı olabileceği gibi ulaşım gideri olarak da ortaya çıkabilir. Değer kaybının yanı sıra bu zararlar dolaylı zararlardır. Dolaylı zararlar trafik sigortası kapsamında görülmese dahi, araç sürücüsü yahut ruhsat sahibi tarafından karşılanması gerekecektir.
Birçok Yargıtay kararları ile sabit olmak üzere, sigorta şirketinin zmss poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zararla sınırlıdır. Araç mahrumiyeti zararı gerçek zarar dışında aracın hasarlanması sebebiyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil değildir.
ZMMS şirketleri, kazada karşı taraf aracında meydana gelen gerçek zararları limit dahilinde teminat altına almaktadır. Gerçek zararların içerisine, araçta meydana gelen hasar bedeli ile değer kaybı da girmektedir.
Her alacak da olduğu gibi değer kaybı hususunda da zamanaşımı söz konusu olabilmektedir. Borçlar Kanunu M. 72 ‘Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak İKİ YILIN ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak ON YILIN geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.’ Gereği değer kaybı talep ve davaları işbu süreler geçmekle zamanaşımına uğramaktadır.
Herhangi bir kaza durumunda zamanaşımına uğramadan avukat eşliğinde değer kaybı ve ayrıca geçici zararları talep ve dava hakkınızı kullanmalısınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.