Etiket: sigortalı

HASTALIK VE SAĞLIK SİGORTACISININ AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Sigorta sözleşmesi her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup, sigorta ilişkisinde bir yandan sigorta ettiren hak ve borçlar edinirken, diğer yandan sigortacı bazı hak ve borçlara sahip olmaktadır. Sözleşmenin karşılıklı olması sonucunda sigortacının borçları, sigortalının hakları olmaktadır[1]. Sigortacının borçları arasında olan aydınlatma yükümlülüğü aynı zamanda sigorta ettirenin hakları arasındadır.

Aydınlatma yükümlülüğü ilk olarak 14.06.2007 tarihinde yayınlanan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun m. 11/3 hükmüyle getirilmiş olup, bu yükümlülüğün kapsamının yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.

Bu kapsamda 28.11.2006 tarih ve 26360 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış ancak yürürlüğe girmeden Sigortacılık Kanunu’nun atfıyla hazırlanmış olan 28.10.2007 tarih ve 26684 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş ve Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik (SSBİY) ile aydınlatma yükümlüğünün şekli, zamanı, tarafları hakkında kapsamlı şekilde açıklanmıştır.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda aydınlatma yükümlülüğü yer almasa da, 2011 yılında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 1423. Maddesinde bu husus düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin gerekçesinde sigorta sözleşmesinin görüşülme aşamasında, tarafların dürüstlük kuralına uygun olarak kendisinden beklenen özeni göstermek zorunda olduğu ve buna dayanarak aydınlatma ve bilgi verme yükümlülüğünün doğacağı belirtilmiştir. Hükmün ilk fıkrasında aydınlatmanın ne şekilde olacağı, ikinci fıkrasında aydınlatma açıklamasının yapılmaması halinde hukuki sonucu, son fıkrada ise tüm sigortacılar için Hazine Müsteşarlığı tarafından yükümlülüğün şekli ve içeriğinin belirleneceği düzenlenmiştir.

Her ne kadar TTK’da aydınlatma yükümlülüğü adıyla düzenlenmişse de, yönetmelikte Alman mevzuatından esinlenerek ‘bilgilendirme’ yükümlülüğü olarak anılmıştır, çalışmamızın devamında her iki kavramı da kullanacağız. Tüm bu mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünü ayrıntılı şekilde açıklamaya çalışacağız.

YÜKÜMLÜLÜĞÜN İHDAS SEBEPLERİ

Genel itibariyle, sözleşmelerde zayıf tarafı korumak amacıyla düzenlemeler yapılmakta olup, iş sözleşmelerinde işçiyi, tüketici sözleşmelerinde tüketiciyi, sigorta sözleşmelerinde de sigorta şirketleri karşısında sigortalıyı korumak ve sözleşmede tarafların güç dengesini kurmak amacıyla sigorta ettirene yükümlülükler getirilmiştir.

Sigorta ettirenin aydınlatılmasının sebeplerini ekonomik, sosyal ve hukuki olarak üç ana bölüme ayırmış[2] ve ekonomik sebepler içerisinde sigorta pazarında ürün çeşitliliği sayılmış ve serbest piyasa kapsamında sigorta şirketlerinin rekabet ortamında öne çıkabilmek için rizikoların genişletilmesi, prim indirimi gibi uygulamalar ile farklı sigorta ürünleri hazırlamakta ve bu ürünler içerisinde sigortalıyı en iyi şekilde koruyacak sigorta hakkında bilgilendirilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. Sigortanın somut, maddi bir varlığı bulunmayan soyut bir hukuki ürün olması sebebiyle, sigortalının deneme imkanı bulunmamakta, ancak yazılı şekilde bilgilendirme ile somutlaştırılabileceğinden bu husus da ekonomik sebepler içerisinde bulunmaktadır. Ayrıca, hizmet edimi karakteri, sigorta ilişkisinin sürekliliği ve seri şekilde üretilmesi de aydınlatma yükümlülüğünün getirilmesinde ekonomik sebepler içerisindedir.

Sosyal sebeplere gelirsek, daha önce de belirttiğimiz gibi, sözleşmede zayıf tarafı korumak amacı ile tüketici veyahut her zaman tüketici vasfını taşımayan sigortalıyı korumak ve daha geniş kapsamda ise sosyal devlet ilkesinin gerçekleştirilmesi amacı yatmaktadır.

Son olarak hukuki sebepler ise, sözleşme taraflarının rasyonel karar almasını sağlamak ve sözleşme özgürlüğünün gerçekleşmesine katkıda bulunmak sayılabilir.

Bu sebepler de göz önünde bulundurularak, sigorta sözleşmesinin kendine has ve çok kapsamlı olduğu ve buna dayalı olarak sigortalının sözleşmenin şartlarını anlayabileceği şekilde olmadığı açıktır. Aydınlatma yükümlülüğü bu doğrultuda, sözleşmenin neleri kapsadığını, içeriğini, faydaları ve borçlarını sigortalıya göstererek, sözleşmenin bilinçli bir şekilde kurulmasını sağlamaktadır.

YÜKÜMLÜLÜĞÜN TARAFLARI

Aydınlatmanın yükümlüsü sigorta şirketi veya onun adına işlem yapmaya yetkili sigorta acentesidir. (TTK m.1423/1, Sig. K. m. 11/3, SSBİY m. 6/1) Sigorta şirketi, sözleşmede riski taşıyan ve gerçekleşmesi halinde zararı ödeyecek taraf olarak sigorta kapsamı hakkında bilgiye sahip taraftır ve karşısındaki sigorta ettireni de bilgilendirmekle bizzat yükümlüdür.

Sig. Kanunu m.2/b fıkrasında sigorta aracılarının sigorta acentesi ve brokeri olduğu belirtilmiş, aydınlatma yükümlüsü kişilerdir. Sigorta acentesi, TTK m.102’den farklı olmamak üzere, Sigortacılık K. m.2/m fıkrasında ‘Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişiyi,’ şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre ifa yardımcısı olarak sigorta acentesi aracı veya sözleşme yapmaya yetkili olarak sigorta ettireni aydınlatmakla yükümlüdür. Uygulamada, bizzat ruhsat ve izin sahibi sigorta şirketi ile muhatap olmak mümkün olmadığından, bunun yerine acenteler, sigortalıyı sigorta şirketi adına aydınlatmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde sigorta acentesinin eksik veya hatalı bilgilendirmesi sonucu sigortacı sorumluluktan kaçınamamaktadır. Hatta, bu tip acentenin hatalı işlemlerinden kaynaklanacak sorumluluğunu güvence altına almak için mesleki sorumluluk sigortası yaptırması zorunlu tutulmuştur. (Sigorta Acenteleri Yön. M.7)

Sigorta brokeri ise, sigortalıyı temsil etmekle yükümlü olan bağımsız tacir yardımcısıdır[3]. Sigortacı tarafından brokere bilgilendirme yapılacaksa bu bilgilendirmeyi sigortalıya iletmekle yükümlüdür[4]. Ancak söz konusu bilgilendirme yükümlülüğü ne Sigorta Kanunu’nda ne de yönetmelikte getirilmese de, ancak sigortalı ile aralarındaki vekalet ilişkisi gereği olarak yapılacaktır. Ayrıca sigorta brokeri, sigorta ettiren adına sözleşmeyi imzalamaya yetkili olduğu düşünülürse, bilgilendirmenin temsilciye yapılması da borcun ifası için yeterli olacaktır[5].

Sigorta ettirenin aksine sigorta brokeri sigorta konusunda kapsamlı bilgiye sahip uzman kişi olduğundan bilgilendirme yükümlülüğünden istisna tutulabilirdi[6] ancak mevzuatta böyle bir düzenleme bulunmamaktadır.

Sigortacı, sigorta himayesinden faydalanacak sigorta ettiren ve talep halinde diğer sigorta korumasından faydalanacak kişilere, yani sigortalı ve lehdara karşı da yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır. (SSBİY m.6/2)

Ayrıntılı olarak açıklamak gerekirse, sigorta ettiren sigorta sözleşmesini bizzat akdedecek taraf olup, gerçek ya da tüzel kişi olması yükümlülüğün yerine getirilmesi açısından farklılık yaratmamaktadır. Sigortacıların tüm tüketicilere karşı eşit şekilde davranması, tüzel kişilerin tacir sıfatını haiz olmaları halinde, yükümlülükten istisna tutulmalarının genel hükümlere aykırılık arz edeceği ve bu hususun yargılama sürecinde tazminatın tenkis edilmesi suretiyle telafi edileceği düşüncesiyle böyle bir istisnanın olmayacağı vurgulanmıştır[7]. Ancak konumuz olan hastalık ve sağlık sigortasında sigorta ettiren veya sigortalının tüzel kişi olma imkanı bulunmadığından, tüm gerçek kişilere karşı bilgilendirme yapılması gerekmektedir.

Sigortalı ise, hastalık risklerine karşı güvence altına alınan kimsedir. Sigortalının sözleşmeye muvafakati aranmamaktadır. Dolayısıyla, kendisinden habersiz şekilde sigorta sözleşmesi akdedilebilecektir, bunun sonucu olarak da sigortalı ancak haberdar olduğu takdirde bilgilendirme talep ederse işbu yükümlülük doğacaktır.

Lehine sigorta yapılan şahıs veya sigortadan faydalanacak şahıs lehdardır[8]. Lehdar ile sigortalı aynı kişi de olabilmektedir ve yine talep halinde bilgilendirme yükümlülüğünün muhatabı olacaktır. Ancak lehdarın sözleşme kurulduktan sonra da tayin edilmesi mümkün olduğundan, sözleşme öncesi bilgilendirme mümkün olamayacaktır, sözleşme devamı süresince aydınlatılabilecektir.

Grup sigortalarında da (en az on kişiden oluşan ve tek bir sözleşme ile kapsama alınan) yükümlülük sadece sigorta verene karşıdır. Keza, sözleşmenin yükümlülüklerini üstlenen bir sigorta ettirenin olmasına karşın çok sayıda sigortalı olan grup sigortasında aydınlatma yükümlülüğünün de sigorta ettirene karşı yapılması yeterli görülmüştür[9].

YÜKÜMLÜLÜĞÜN İFA ZAMANI

Bilgilendirme yükümlülüğü, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlar ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde de devam eder. (SSBİY m.5/2) Aynı doğrultuda TTK m.1423/1 hükmünde de sigortacının sözleşmenin kurulmasından önce ve sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri bildirmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Aydınlatma yükümlülüğün ifa zamanı, yükümlülüğün içerik ve kapsamı ile ihlali halinde ortaya çıkan sonuçlar açısından farklılıklar içermektedir. Sözleşme öncesi aydınlatma yükümlülüğünün temeli, dürüstlük kuralına dayanırken, sözleşme süresince sözleşme ilişkisine dayanmaktadır. İhlali halinde ise, sözleşmenin geçerliliğini etkiler iken, sözleşme süresince yükümlülüğün ihlalinde, sözleşmeden rücu veya sözleşmeyi feshetme hakkı doğurur[10]. Birazdan inceleyeceğimiz üzere, sözleşme kurulması aşamasında sözleşme hakkında bilgi verilip, yönlendirme yapılırken, sözleşme kurulduktan sonraki yükümlülükte sözleşme hakkındaki gelişmeler, değişiklikler ve sonuçları ile ilgili bilgi aktarılmaktadır. Buna göre yükümlülüğün ifa zamanını sözleşme kurulma zamanı ve sözleşme süresince olarak iki ana bölümde inceleyeceğiz.

Tarafların sözleşmeyi akdetmek istemeleri için yapılan müzakerelerden, sözleşme kuruluncaya dek, sigortacının aydınlatma yükümlülüğü bulunmaktadır. SSBİY’nde bu husus ayrı incelenmiş ve sözleşme müzakeresi ve kurulması sırasındaki bilgilendirmenin ‘Bilgilendirme Formu’ ile yapılacağı şeklinde düzenlenmiştir.

Bilgilendirme Formu, “Yapılacak sözleşme ile ilgili tüketici aleyhine var olan bilgi asimetrisinin giderilmesini amaçlayan ve Medeni Kanunun 2’nci maddesinde öngörülen “objektif iyi niyet” kuralının, sigorta sözleşmesinin “azami iyi niyet” akdi olmasının ve genel hukuk ilkelerinin doğal bir sonucu olarak halihazırda var olan bir yükümlülüğün sigorta sözleşmelerine özgü bir şekilde standartlaştırılmasından ibarettir” şeklinde tanımlanmaktadır (2008/12 Sayılı Genelge, m. 1.2).

Bilgilendirme formunun içeriği, Müsteşarlıkça genelgeler yayınlamak suretiyle belirlenmektedir. Ancak asgari içerik SSBİY m.8/2’de şu şekilde belirtilmiştir;

a) Sigortacı ile acenteye ilişkin unvan ve iletişim bilgilerini,

b) Akdedilecek sözleşmeye ilişkin genel uyarıları,

c) Sözleşme ile verilen teminatları,

ç) Sigorta teminatının istisnaları ile her bir sigorta türü için teminat kapsamı dışında olup da, poliçede ayrıca belirtilmesi kaydıyla ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabilecek kıymetleri, rizikoları veya sözleşmeye eklenebilecek özel hükümler ve klozlara ilişkin bilgileri,

d) Tazminata ilişkin genel bilgiler ile tazminat ödeme kurallarını,

e) Şikayet ve bilgi talepleri ile tahkim üyeliğine ilişkin bilgileri, içerecek şekilde hazırlanmalıdır.

Müsteşarlık tarafından hayat ve zarar sigortaları için ayrı bilgilendirme formları düzenlemiş, Bunun dışındaki sigorta türleri bakımından ise herhangi bir form mevcut değildir. Çalışmamızın ekinde bilgilendirme formu örneği gösterilecektir. Bilgilendirme formunun bir örneği, mutlaka imza karşılığı sözleşmeye taraf olmak isteyen kişilere verilir. Bilgilendirme formunun kullanılması yanı sıra, uygun sözleşme için gerekli tavsiyelerde de bulunulur. Yazılı olarak yapılması sigortacının yükümlülüğü ifa etmiş olduğunun ispatı için şarttır.

Sağlık sigortalarında sıklıkla karşımıza çıkan bilgilendirme eksikliği, anlaşmalı kurumlar ve teminat kapsamı dahilinde olan işlemler olmaktadır. Sigorta ettiren, riziko gerçekleştiğinde hastaneye gittiğinde teminat kapsamında olmadığını öğrenerek, sigortacının kendisini yeterince aydınlatmadığını görmektedir.

Sözleşme kurulduktan sonra bilgilendirme yükümlülüğünün kapsamını, SSBİY m. 10 ile TTK m.1423/1’de aynı şekilde sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları, sigorta sözleşmesinden yararlanacak kimselerin hak, borç ve yükümlülüklerini doğrudan etkileyebilecek nitelikteki her türlü değişiklik ve gelişmeyi bildirmek gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, yönetmelik tek tek sayma suretiyle, sözleşmeye konu sigortaya ilişkin mevzuatta meydana gelen değişiklikler başta olmak üzere; iflâs veya tasfiyesini, ilgili branşlarda yapılan ruhsat iptallerini, tüm branşlarda sözleşme yapma yetkisinin kaldırıldığını bildirmenin gerektiğini ve tüm bu hususların ise en geç 10 iş günü içinde bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Bu hususlar dışında, sigorta ettiren veya sözleşmeden menfaat sağlayan herkes, sigortacıya, sözleşmeye ilişkin her türlü bilgi talebi ile şikayetleri yazılı veya elektronik iletişim araçları ile iletebilir, sigortacı ise bu talepleri kendisine ulaşmasından itibaren 15 iş günü içinde cevaplandırmakla yükümlüdür. (SSBİY m.12) Bu düzenleme ile, sigorta ettiren korunarak, sözleşme süresince de aydınlatılması amacıyla sigortacıya ek yükümlülük getirilmiştir.

YÜKÜMLÜLÜĞÜN ŞEKLİ

Bilgilendirme yükümlülüğü, sigortacı tarafından sigorta ettiren ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı olarak yerine getirilir. Bilgilendirmenin yazılı yapılması esastır. (SSBİY m.5/1)

TTK m.1423/1 hükmünde ise açıkça bilgilendirmenin yazılı olarak yapılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, yine aynı maddenin 3. Fıkrasında Avrupa Birliği düzenlemelerini dikkate alarak şeklini Hazine Müsteşarlığı’nın belirleyeceği de yazılmıştır.

Ancak teknolojinin gelişmesi ve uzaktan pazarlamanın yaygın olduğu sigortacılık faaliyetleri için yazılı olarak bilgilendirmenin yapılamayacağı durumlarda, telefon veya çağrı merkezi ile bilgilendirmenin kayıt altına alınmış olması ve sigortacı tarafından ispatı şartı aranmıştır. (SSBİY m.11/2)

Sözleşmenin yürürlükte olduğu süre için ise taahhütlü mektup, faks, elektronik posta ve elektronik imza ile bu yükümlülüğünü sigortacı yerine getirebilmektedir. (SSBİY m.11/1)

Yazılı bilgilendirme yapılamayan durumlar için bilgilendirmenin yapıldığının ispatı sigortacıya ait olmak üzere, Müsteşarlık tarafından uygun görülecek şekilde basın ve yayın kuruluşları ile de yapılabilmektedir. (SSBİY m.11/3)

Bilgilendirmenin yazılı şekil istisnası, tüketicilerin doğru şekilde bilgilendirilmesinin asıl amaç olması[11] ve teknolojinin gelişmesine ayak uydurulmaya çalışılmasından kaynaklanmaktadır.

Sigorta Tahkim Heyeti, sigortacı her ne kadar sözlü olarak bilgilendirme yapmış olduğunu iddia etse de, bilgilendirme yapıldığına ilişkin yazılı ve imzalı form sunulamadığından, sigorta ettirenin bilgilendirilmediği ve bu yükümlülüğün ihlali ile uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiğine karar vermiştir[12]. İspat yükünün sigortacıda olduğu gözetilmiş ve bilgilendirmenin hem sözlü hem de yazılı olarak yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

KAMUOYUNUN BİLGİLENDİRİLMESİ

Yönetmelik m.13 ile, sigortacıya bir ek yükümlülük olarak mevzuat değişiklikleri ile gelişmelerden haberdar etmek amacıyla sigortacıya internet sitesi kurma zorunluluğu getirilmiştir.

Sigortacı, bilgilendirme faaliyetinin etkin olarak yürütülebilmesi ve ilgililerin ihtiyaç duyacakları bilgiye en kısa ve kolay yoldan ulaşabilmesi amacıyla, aşağıdaki bilgi veya belgelerin yer alacağı sayfa ve formları kolaylıkla okunabilir bir puntoda, ayrı ayrı ve ana sayfadan doğrudan bağlantı vermek suretiyle oluşturarak kurumsal internet sitesi aracılığıyla kamuoyunun bilgisine sunar.

a) Sigortacıya ilişkin genel bilgiler başta olmak üzere sigortacının ortaklık yapısı, idari yapısı ve sermayesine ilişkin bilgiler,

b) Faaliyet gösterilen branşlar ile bu çerçevede sunulan sigortacılık hizmetleri ve ürünler ile ilgili bilgiler,

c) Sigorta ürünleri çerçevesinde teminat kapsamında olmamasına rağmen ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabilecek kıymetler, rizikolar veya sözleşmeye konulabilecek özel hükümlere ilişkin bilgiler,

ç) Sözleşmeye konu rizikonun gerçekleşmesi hâlinde, sigorta ettirenin, sigortalının ya da lehdarın hak ve yükümlülükleri ile bunların izlemesi gereken prosedüre ilişkin bilgiler,

d) Vergi uygulamalarına ilişkin bilgiler,

e) Genel Müdürlük ve Bölge Müdürlükleri başta olmak üzere adres, elektronik posta, telefon ve faks numaraları,

f) Acentelere ilişkin irtibat adresleri, telefon ve faks numaraları,

g) Şikayet ve başvuruların yapılma şekli ve usulleri,

ğ) Sigorta ettirenlerin, sigortalıların veya sigortadan menfaat sağlayan kişilerin internet üzerinden bilgi talep edebilmesi ve şikayette bulunabilmesine olanak sağlanmasını teminen oluşturulacak elektronik formlar,

h) İstatistiki veriler ve diğer bilgiler. (SSBİY m.11/3)

Bunun yanı sıra, ek olarak, sigortacıya sigorta ettiren veya sigortadan faydalanacak diğer kişilerin poliçe bilgileri, tazminat ödemeleri, tahakkuk ve tahsil edilen primler, verilen teminatlar ve kesintilerin güncel haline erişim sağlayacak bir altyapı kurma zorunluluğu da getirilmiştir. (SSBİY m.11/4)

YÜKÜMLÜLÜĞÜN İHLALİ VE SONUÇLARI

Sigortacının sözleşme kurulma aşaması ve sözleşme süresi devamınca aydınlatma yükümlülüğünün bulunduğunu belirtmiştik. Sigortacı veya sigorta aracıları bu yükümlülüğü gereği gibi ifa etmemenin yanı sıra, hiç ifa etmeyerek de yükümlülüğü ihlal edebilir.

Sigortacı, aydınlatma yükümlülüğünü ifa etmesine karşı, eylemlerinde hatalı, yanlış, eksik bilgi vermesi veya bilgilendirme formunun gereği gibi teslim edilmemesi hallerinde yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmemiş sayılmaktadır. (SSBİY m.7)

Daha önce açıkladığımız üzere, bilgilendirme formunun yazılı olması esas olup, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden faydalanacak kişilerin bilgi edinmesi için sözleşme kurulmadan önce kendisine bir müddet tanınarak, en geç olarak da sözleşme kurulması esnasında teslim edilmesi gerekmektedir. Ancak uygulamada sigortacı, formu bir formaliteden ibaret görerek, sigorta ettireni bilgilendirmeksizin, sözleşme kurulduktan sonra geç teslim edebiliyor veya hiç teslim etmeyebiliyor, bu durumda sigortacı yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmemiş olmaktadır.

Sigortacının sözleşme kapsamı hakkında eksik bilgi vermesi sonucunda, sigorta ettiren bilinçli bir tercih yapamayacak duruma gelecek ve bu şekilde zararı da doğma olanağı mevcuttur. Örnek vermek gerekirse, sigortacının şartları öğrenmesi yeterli olmayıp, bu şartların istisnaları hakkında da bilgi edinmesi gerekmektedir[13]. Sağlık sigortasında teminat kapsamı dışında kalan halleri hakkında da bilgi sahibi olması gerekmektedir ki, bu hususa ilişkin açılan bir tazminat davasında sigortacının teminat kapsamı dışında kalan halleri açık ve net anlaşılır şekilde yazmış olması, bilgilendirmeyi yapmış olduğu ve devamlı olarak eksik bilgilendirmeye ilişkin uyarılara sigorta ettiren tarafından dönüş yapılmamasını, ihlal olmadığı gerekçesiyle tazminatın reddine karar vermiştir[14].

 Keza, yine sigortacının eksik bilgi vermesi yanında fazla bilgi vermesi ile de yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmemiş sayılmaktadır. Çünkü fazla bilgi ile sigorta ettirenin kafasını karıştırmakta, net bir bilgi sahibi olamamaktadır. Fazla bilgi verildiğinin ispatı oldukça zor olmakla birlikte, buradaki amaç muhatabın sözleşmeyi anlaması, sonuçlarını öngörebilmesi ve rasyonel kararlar almasına yetecek seviyede bilgi sahibi olmasıdır[15]. Bundan fazla bilgi verilmesi, yükümlülüğün ihlali anlamına gelecektir.

Diğer bir ihlal ise, sigortacının hatalı, yanlış bilgi vermesi sonucunda oluşmakta, bu ihlal halinde sigorta ettirenin daha fazla prim ödemesine sebebiyet vermiş ya da sigorta konusu şeyin, teminat dışı kalmasına neden olmuşsa, bilgilendirme yükümlülüğünün ihlali nedeniyle, sigorta ettirenin zararını tazminle mükelleftir.

Her ne kadar, sigortacı desek de, sözleşme yapmaya yetkili sigorta acentesi de bu yükümlülükleri yerine getirmekle mükellef olup, ihlali halinde de sigortacı sorumluluktan kaçınamayacaktır.

Benzer şekilde, sözleşme yapma yetkisine sahip olmayan bir acentenin aracılık ettiği bir hukuki ilişkide de, sigortacının söz konusu yönetmelik kapsamındaki bilgilendirme yükümlülüğü devam edecektir. Ancak, sözleşmenin karşı tarafında yer alan ilgili kişilerin genel hükümler çerçevesinde, sözleşmeye aracılık eden ve hukuka aykırı hareket eden yetkisiz acenteye ilişkin tazminat hakları saklıdır. (Bkz. 2008/7 Sa. Genelge)

Yönetmelikte yükümlülüğün gereği gibi ifa edilmemesine ilişkin bir hüküm düzenlenmesine karşı, daha ağır bir ihlal olan hiç ifa edilmemesi haline ilişkin bir yaptırım öngörülmemiştir.

Sözleşme kurulma aşamasında, muhataba hiç bilgi verilmediği takdirde veya sözlü olarak verilmiş olmasına rağmen, sigortacının yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği durumlarda hiç ifa edilmemiş sayılmaktadır. Sigorta ettiren, bilgi sahibi olmaksızın kendine uygun sözleşmeyi tercih edemeyecek ve zarara uğrayacaktır. Bu durumda, sigortacı, söz konusu yükümlülüğünü hiç ifa etmediği için, kıyasen Borçlar Kanunu’nun 96’ncı maddesi hükmü uyarınca sorumlu olur.

        Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettirene sözleşmenin yapılmasına 14 günlük bir itiraz süresi tanınmıştır. (TTK m.1423/2) Bu süre içerisinde itiraz edilmediği takdirde, poliçe geçerli sayılmaktadır. Söz konusu itiraz için sadece hak düşürücü süre öngörülmüş, sürenin başlangıç tarihi, şekli ve kapsamı ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. İtiraz süresinin başlangıcına ilişkin, kanunda net açıklama yer almasa da, doktrinde sözleşmenin kurulmasından itibaren başlayacağı ileri sürülmektedir[16]. Ancak, sözleşmenin kurulması ile sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden faydalanan kimseler sözleşmenin kapsamı hakkında bilgi sahibi olamayabilmektedir, bu nedenle poliçenin teslim alındığı tarih itibariyle bu sürenin başlayacağı kanısındayım.

İtiraz sonucunda ise, bunun hukuki sonuçları hakkında bir belirsizlik mevcuttur, bu nedenle TTK m.1423 çok eleştirilmektedir. İtiraz sonucunda, sözleşme kurulmamış mı sayılacak, fesih etkisi mi yaratacak veya poliçe sigorta ettiren lehine değiştirilerek mi devam olunacağı belirsizdir.

İtirazın hukuki sonuçlarına ilişkin doktrinde çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. İtirazın ileriye etkili fesih veya poliçede yazılı şartların değiştirilmesinin sigorta ettiren lehine olacağı, hiç kurulmamış sayılması halinde ise itirazdan önceki zaman zarfında sigorta himayesinden mahrum kalacağı gibi rizikolar doğuracağı savunulmuş[17], aksi görüş ise, sözleşmenin geriye etkili olarak sona erdiği, sözleşmenin kurulmasına yönelik iradenin geri alındığı şeklindedir[18]. Kanımızca ise, her ne kadar itiraz sözleşmenin hüküm doğurmasını önlemek amacını öngörse de, itiraz edilinceye dek, sözleşmenin askıda geçerli olarak hüküm doğuracağı, sözleşmeden dönmenin geriye etkili bir şekilde sonuç doğurmasının sigorta ettirenin aleyhine olacağı, bu nedenle sözleşmenin feshinin ileriye etkili olması ile, sigorta ettirenin rizikolarını azaltacağı düşüncesindeyiz.

Yönetmelikte ise, bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi ifa edilmemesinin sonucu olarak, sigorta ettirenin kararına etkili olmuşsa, sigorta ettiren, sözleşmeyi feshedebileceği gibi varsa uğradığı zararın tazminini de talep edebilir şeklinde yaptırım öngörülmüştür. (SSBİY m.7) Sigorta ettiren bu haklarını birlikte kullanabileceği gibi, ya sadece fesih ya da tazminat hakkını da kullanabilecektir. Burada şart olarak, yükümlülüğün gereği gibi ifa edilmemesinin sigorta ettirenin sözleşme yapma kararına etkili olması aranmaktadır.

Fesih, bilindiği üzere, ileriye etkili sonuç doğurmakta, geçmişte yer alan hak ve borçlar geçerliliğini korumaktadır. Sigorta sözleşmelerinin uzun süreli devam eden sözleşmeler olduğu ve rizikonun teminat altına alınması amacıyla sigorta ettirenin peşin olarak yatırmış olduğu primleri, sözleşmenin geçerli olduğu süre boyunca kısım mahsup edilerek sigortacıdan iadesini talep edilebilir.

Burada görüleceği üzere, Yönetmelik ve TTK hükümleri arasında çelişki ve belirsizlik vardır. Sözleşme öncesi aydınlatma yükümlülüğünde TTK m. 1423’te itiraz kurumu, yönetmelikte ise fesih ve tazminat hakkı tanınmıştır. İtiraz edilmeyen sözleşmenin geçerli olacağı kanunla belirlenmişken, yönetmeliğe göre geçerli olan sözleşmeyi daha sonradan fesih yetkisi tanınması veya tazminat talebinde bulunulması yerinde olmamıştır. Bu çelişkiyi giderebilmek adına, en kısa zamanda kanuna uyumlu şekilde yönetmelik çıkartılması gerekmektedir.

Bilgilendirme yükümlülüğünün ihlaline ilişkin talepler bakımından özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. TTK m. 1420’e göre, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Sorumluluk sigortalarında tazminat istemlerini 10 yıllık zamanaşımına tabi tutmuştur. (TTK m.1482)

Mevzuatta böyle bir düzenleme öngörülmemişse de, genel kanun ve culpa in contrahendo sorumluluğu gereği on yıllık zamanaşımı ya da sigorta sözleşmelerine dair iki yıllık zamanaşımı süresinden hangisine tabi olacağı tartışmalıdır.

Kanımızca, sözleşme kurulduktan sonra yükümlülüğün ihlali halinde bundan doğacak zararların kaynağı ve sorumluluk sigorta sözleşmesine dayandığından iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, sözleşme kurulma aşamasında yükümlülüğün ihlali halinde de aynı doğrultuda aynı zamanaşımı süresinin uygulanması daha doğru olacaktır.

SONUÇ

Sigorta hukukunun ayrıntılı hükümler içermesi, teknolojinin gelişmesiyle birlikte çok çeşitli sigortalar doğması ve sigorta sözleşmelerinin kendine has özellikleri nedeniyle sigorta ettireni korumak adına sigortacıya bilgilendirme yükümlülüğü getirilmiştir. Bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin ayrıntılı bilgi Sigorta Sözleşmelerine ilişkin Bilgilendirme Yönetmeliği’nde düzenlenmiş olup, ayrıca TTK’nın 1423. Maddesi ile Sigortacılık Kanunu’nun 11/3 fıkrası ile de atıf yapılmıştır.

Bu düzenlemelere göre, sigortacı sözleşmenin kurulmasından önce ve sözleşme süresince sigorta ettireni aydınlatmakla yükümlüdür. Aydınlatma yükümlülüğü bilgilendirme formu düzenlenerek ve sigorta ettirene imzalatılmak suretiyle ve ayrıca sözleşme kapsamı, teminat, prim, rizikolar hakkında sigorta ettirenin yeterli derecede bilgi sahibi olması için tavsiye ve bilgi vermeyi kapsamaktadır. Aydınlatma yükümlülüğünün ifa edildiğinin ispatı, sigortacıya aittir.

Sözleşme kurulmasından sonra, yani sözleşme süresince de sigortacının sigorta ettirenin bilgi ve şikayetlerini cevaplandırma yükümlülüğü ile sözleşmede sigorta ettireni ilgilendirecek her türlü değişiklik ve gelişmeyi bildirmekle yükümlü bulunmaktadır.

Söz konusu yükümlülüğün ihlali halinde, yönetmelikte sözleşmeyi fesih ve tazminat talebinde bulunma hakkı sigorta ettirene getirilmiştir. Sözleşme kurulmasından önce bilgilendirme yükümlülüğün ihlaline ilişkin TTK m. 1423 ile yönetmelikte çelişki oluşmakla birlikte, kanunda da yükümlülüğün ihlali halinde on dört gün içerisinde itiraz hakkı tanınmıştır. Sözleşmeye itiraz edilmediği takdirde sözleşme o şartlarla geçerli sayılmaktadır.

Sonuç olarak, bilgilendirme ya da diğer adıyla aydınlatma yükümlülüğü, sigorta ettireni, kurumsal sigortacı karşısında korumak amacıyla getirilmiş olup, sözleşme kurulmadan ve sözleşme süresince sözleşme hakkında yeterli ve sağlıklı bilgiye sahip olmasını sağlamak üzere ihdas edilmiştir. Yükümlülüğün ihlali konusunda yönetmelik ile TTK hükümleri uyumlu hale getirilmelidir.

Av. İrem GÜRBÜZ EREL


[1] ÇEKER, Mustafa, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Sigorta Hukuku, Adana, 2014, s.77

[2] ÖZDAMAR, Mehmet, Sigortacının Sözleşme Öncesi Aydınlatma Yükümlülüğü, Ankara, 2009,  s.172-186

[3] KUBİLAY Huriye, Uygulamalı Özel Sigorta Hukuku, İzmir 2003. s.257.

[4] Bkz. 2008/7 sayılı Genelge.

[5] ÇEKER, Sözleşme Öncesi, s.130.

[6] AKGÜN, Evrim, Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirme Yükümlülüğü, İstanbul, 2010, s.29.

[7] Bkz. 2008/7 Sayılı Genelge.

[8] KENDER, Rayegan, Türkiye’de Hususi Sigorta Hukuku, İstanbul, 2011, s.209.

[9] ÖZDAMAR, Mehmet, Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğünden Doğan Sorumluluğu, Sorumluluk ve Tazminat Hukuku Sempozyumu, 2009, s.427.

[10] ÖZDAMAR, Mehmet, Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğünden Doğan Sorumluluğu, s.424.

[11] Bkz. 2008/12 Sayılı Genelge.

[12] Bkz. 15.11.2016 Tarih ve K-2016/32761 Sayılı Hakem Kararı.

[13] AKGÜN, Evrim, s.75.

[14] Bkz. 04/01/2011 Tarih ve K-2011/08 Sayılı Hakem Heyeti Kararı.

[15] ÖZDAMAR, Mehmet, s.287.

[16] ÖZDAMAR, Mehmet, s.364.

[17] ÖZDAMAR, Mehmet, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Bağlamında Sözleşme Öncesi Aydınlatma Yükümlülüğünü İhlal Eden Sigortacıya Uygulanacak Yaptırım Sorunu, İÜHFM, Cilt 71, Sayı 2, 2013, s.356.

[18] ŞEKER ÖĞÜZ, Zehra/KUYUCU, Sevinç, Yeni Türk Ticaret Kanununda Sigorta Hukuku, İstanbul, 2011, s.24.


EKLER

SAĞLIK SİGORTASI BİLGİLENDİRME ve AYDINLANMA FORMU

Bu form T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından öngörülen örnek forma dayanarak hazırlanmış olup, genel bilgilendirmeyi içermektedir. Bu nedenle satın aldığınız ürüne ilişkin Özel ve Genel Şartları lütfen dikkatlice okuyunuz.

Bu form, sigorta ettirene ve sigortadan menfaat sağlayacak diğer kişilere, gerek yapılacak sigorta sözleşmesinin müzakeresi sırasında gerekse sigortanın devamı sırasındaki hakları, yükümlülükleri, sözleşmenin konusu, işleyişi ve önemli nitelikteki bazı değişiklik ve gelişmeler konusunda genel bilgi vermek amacıyla 28/10/2007 tarihinde yayımlanan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye ilişkin Yönetmeliğe istinaden hazırlanmıştır.

A. SİGORTACIYA İLİŞKİN BİLGİLER

1.Sözleşmeye aracılık eden sigorta acentesinin;

Ticaret Ünvanı :

Adresi :

Tel&Faks no. :

2.Teminatı veren sigortacının;

Ticaret Ünvanı            :

Adresi                                    :

Tel&Faks no               :

B. UYARILAR

1.Sigorta hakkında daha detaylı bilgi almak için, talep halinde sigortacı tarafından verilecek Sağlık Sigortaları Genel Şartlarını, Poliçe Özel Şartları ve Anlaşmalı Sağlık Kurumları Listesini dikkatlice inceleyiniz.

2.Sigorta Sözleşmesi için sigorta ettiren/sigortalı adayı tarafından doldurulan başvuru formunun eksiksiz ve doğru cevaplandırılarak ıslak imzalı olması gerekmektedir. Gerek sigorta ettirenin gerekse sigortalı adayının kendisince bilinen ve sigortacının bilmesi gereken hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali halinde sigortacı sözleşmeden cayabilir ya da istisna, limit, ek prim almak suretiyle sözleşmeyi yürürlükte tutabilir. Bu nedenle sigorta şirketine sözleşmenin her aşamasında Sağlık Sigortası Genel Şartları 6. Maddesi gereği eksik veya yanlış bilgi verilmemelidir.

3.Türk Ticaret Kanunu Madde 1431 gereği; poliçe primi ödenmediği sürece sigortacının sorumluluğu başlamaz. Türk Ticaret Kanunu madde 1434 gereği; poliçe peşinatının ödenmemesi halinde sigortacı sigorta sözleşmesini feshedecektir. Taksitlerden birinin vadesinde ödenmemesi halinde ise sigorta ettiren; sigortacı tarafından yapılan bildirim tarihi itibariyle en geç 10 gün içinde prim borcunu ödemekle yükümlüdür. Aksi taktirde poliçe feshedilecektir ve poliçe iptal tarihinden sonra talep edilen tazminatlar karşılanmayacaktır.

4. Sözleşmenin yapılmasından sonra, rizikoya etki edebilecek hususlar değiştiği takdirde sekiz gün içinde durumun Sağlık Sigortası Genel Şartları 7. Maddesi gereği sigorta şirketine bildirilmesi gerekir.

5.Sigorta, poliçede başlama ve sona erme tarihleri olarak yazılan günlerde, aksi kararlaştırılmadıkça Türkiye saati ile öğleyin saat 12.00’de başlar ve öğleyin saat 12.00’de ve her halükarda rizikonun gerçekleşmesiyle sona erer.

6. Diğer sigorta şirketi geçiş koşulları bireysel sağlık sigortası özel şartları madde 12’de belirtilmiştir.

C. GENEL BİLGİLER

1.Sigortalı/Sigortalıların poliçede/zeyilnamede, belirtilen başlangıç ve bitiş tarihleri içerisinde meydana gelebilecek bir hastalık ve/veya kaza sonucu teşhis ve tedavileri için yapılacak masraflarını, poliçe/zeyilnameye ekli sertifikalarda belirtilen teminat, limit, iştirak oranları ve uygulamalar dahilinde, TTK, Genel hükümler, Sağlık Sigortası Genel Şartları ve Özel Şart hükümlerine göre teminat altına alır.

2. Standart poliçe primi; yaş, cinsiyet, alınan teminatlar, teminat limitleri, teminat ödeme yüzdesi, coğrafi sınır, tercih edilen sağlık kurumları, sağlık enflasyonu ve şirketin sağlık portföyünün Tazminat/Prim oranına göre belirlenir. Yenileme dönemlerinde biten poliçenin Tazminat/Prim oranına göre ilgili ürünün özel şartlarında belirtilen tazminatsızlık indirimi uygulanır. Ömür Boyu Yenileme Garantisine hak kazanmamış sigortalılar için yenileme dönemlerinde risk değerlendirmesi yapılarak hastalık ek primi, muafiyet, ve/veya limit uygulanabilir.

3. Sigortacı sigortalının sağlık riskini değerlendirebilmek için tıbbi incelemeler isteyebilir. Sağlık durumu ve/veya Risk Kabul yönetmeliği doğrultusunda şirketin başvuruyu reddetme veya şartlı kabul etme hakkı saklıdır.

4. Sigorta şirketi, sigorta süresi öncesi ve sonrasında sigortalıyı tedavi eden tüm doktorlar, sağlık kuruluşları ve üçüncü şahıslardan sigortalının sağlık özgeçmişi hakkında bilgi ve kayıt kopyalarını isteme hakkına sahiptir. Sigortalı iyi niyet kuralları çerçevesinde, bunu yerine getirmeyi kabul etmezse, sigortacı tazminatı ödememe veya anlaşmayı iptal etme yoluna gidebilir.

5.Tarafların, sigorta genel şartlarına ek olarak, kanuna, ahlaka aykırı bulunmamak ve sigortalı aleyhine olmamak üzere özel şart kararlaştırabilme hakkı vardır.

6.Sistemimizde mevcut olan kimlik, adres telefon vb. bilgilerinizin değişikliğinde size daha rahat ulaşabilmemiz için lütfen ………………. adresine yada ……………….. nolu faksımıza bildiriniz.

7. Sağlık sigortası özel ve genel şartlarına ……………… adresinden ulaşılabilir.

D. İSTİSNALAR

Teminat dışında olan haller için Sağlık Sigortası Genel Şartları ile Sağlık Sigortası Poliçe Özel Şartlarında yer alan istisnalara bakınız.

E. TAZMİNAT ÖDEMELERİNİN YAPILMASI

1.Hak sahipleri, poliçeden doğan haklarını talep edebilmek için, ilgili belgeleri sigortacıya vermekle yükümlüdür. Tazminat ödemelerinde istenen evraklar, poliçede alınan teminatlara göre oluşacak tazminat taleplerinde farklılık göstermektedir. Anlaşmalı / Anlaşmasız sağlık kurumlarında gerçekleşen tazminat başvurunuz için gereken bilgi ve belgelerin poliçe dosyanızda bulunduğundan emin olunuz.

2.Anlaşmalı Sağlık Kurumları listesine ……………. adresinden veya ……………… nolu telefondan ulaşabilirsiniz.

3.Tazminat ödemeleri alınan ürünün Özel şartları, Sağlık Sigortası Genel Şartları ve poliçede belirtilen teminat limitleri dahilinde değerlendirilir.

4.Rizikonun gerçekleşmesi halinde, tazminat ödeme yükümlülüğü sigorta şirketine aittir.

5. Anlaşmalı veya anlaşmasız sağlık kurumlarında gerçekleşen sağlık giderlerinin değerlendirilme ve ödeme koşulları özel şartların Tazminat Ödeme maddesin yer almaktadır.

F. DİĞER BİLGİLER

Sigortacı Tahkim Sistemine üyedir. Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ve Sigorta Tahkim Sistemine üye sigorta kuruluşları arasında, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü için, 5684 sayılı Kanunun 30. maddesi çerçevesinde oluşturulmuştur.

G. ŞİKAYET VE BİLGİ TALEPLERİ

1.Sigortaya ilişkin her türlü bilgi talepleri ve şikayetler için aşağıda yazılı adres ve telefonlara başvuruda bulunulabilir..

2. Sigortalı, sigorta ile ilgili her türlü bilgilendirme ve iletişimin poliçe düzenlenirken beyan ettiği iletişim bilgileri üzerinden ( SMS gönderimi dahil ) yapılmasını kabul etmiştir.

3.Poliçenizin veya ret mektubunuzun başvuru tarihinden itibaren 30 gün içinde tarafınıza ulaşmaması durumunda …………………. telefon numarasından Müşteri Hizmetleri departmanımıza ulaşabilirsiniz. Bu Teklif ve Bilgilendirme Formu’nda belirtilen sigorta şartlarını kabul ederek doldurduğumu beyan ederim.

SİGORTA ETTİREN / SİGORTALI